top of page

ŞİRAZ- İRAN

İran Şiraz Hafız'ın kabrinden alınan kırmızı gül çelikleri, Yahya Kemal'in mezarına getiri
İran Şiraz Hafız'ın kabrinde Rindlerin Ölümü şiirini okurken.heic

Hikmet Feridun Es ile birlikte Hafız-i Şirazi'nin Kabrinde, Yahya Kemal Beyatlı'nın Rindlerin Ölümü şiirini okurken

Gezi yazarı ve dönemin edebiyat ve sanat camiasıyla röportajlar yapan, bir dönem Akşam Gazetesinin yayın müdürü, gazeteci Hikmet Feridun Es o dönemin popüler kişilerindendir. Aynı çevrelerde bulunan amcam ile İnci ve Yedigün Dergilerinde aynı zamanda yazıları yayınlanmıştır. Bu nedenle yakın dostlukları olduğu varsayılabilir. İkisinin çok hoş ve ilginç bir İran seyahati var:

Hikmet Feridun Es'in kendi ağzından aktarılan bir hatırada, Münir Nureddin'in vefatı münasebetiyle Yedigün'de yayımlanan yazısında olayı şöyle anlatıyor:

İran hükümeti kendisiyle Behçet Kemal Çağlar'ı İran'a davet etmiş; bu gezi sırasında ikisi Şiraz'da, Yahya Kemal'in şiirlerinde andığı, Hâfız'ın mezarını da ziyaret etmişler.  (Şiirlerinde aşk, şarap, rindlik, tasavvuf, kader ve insanın iç dünyası gibi temalar işleyen 14. yüzyılda yaşamış İranlı büyük bir gazel şairidir Hâfız-ı Şîrâzî ) Mezarda kan kırmızısı gülleri görünce, Yahya Kemal'in Hafız hakkında yazdığı Rindlerin Ölümü şiirindeki güller akıllarına gelmiş haliyle. Amcam da o güzel hitabetiyle Yahya Kemal'in şiirini okumuş Hafız'ın başucunda.

​

Rindlerin Ölümü

 

Hâfız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz’ı hayal ettiren ahengiyle.

Ölüm âsûde bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.

​

Hikmet Feridun Es ziyadesiyle duygulanarak Behçet Kemal'e “Buradan iki gül götürüp Yahya Kemal'in mezarına dikemez miyiz?” diye sormuş. Behçet Kemal de bunu çok ince bir fikir olarak büyük bir memnuniyetle kabul etmiş. Ayrıca Yahya Kemal'in yakın dostu ve eserlerinin bestecisi Münir Nureddin'in de bu davranışı çok beğeneceğini düşünmüşler. Güllerden birer çelik alıp veya birer kırmızı gül fidanı bulup İstanbul'a getirmişler ve iki gün kadar sonra Münir Nureddin ve Behçet Kemal birlikte Yahya Kemal'in Aşiyan'daki mezarına giderek gülleri dikmişler. Es'in hatırasına göre bugün Yahya Kemal'in mezarında açan kırmızı güller, işte o Şiraz'dan getirilen güller. Ne hoş değil mi?

© 2026 - Behçet Kemal Çağlar

bottom of page