top of page

AKBANK NEŞRİYAT MÜDÜRLÜĞÜ

akbank 40 eser.jpeg

Akbank Kültür Yayınları'nın ilk üç kitabı


Behçet Kemal'in Akbank Neşriyat Müdürlüğü yaptığını ve bu görev başındayken vefat ettiğini ailece biliyoruz. Amcamın kendine ait Zincirlikuyu'da bir mezar yeri olmasına rağmen yakın dostları olan ve ani ölümünden çok etkilenmiş oldukları anlaşılan Akbank yetkililerinin ısrarla Behçet Kemal'in kabrini ayrı bir yerde yaptırmak arzusu üzerine, naaşı mevcut aile mezarından çıkarılarak yine Zincirlikuyu'da özel bir yere alınmıştı. Çok hoş bir tasarım olan ve Akbank tarafından yaptırılan mezar taşı hala güzelliğini korumaktadır, maalesef sanatçısı hakkında bir bilgimiz yok.  Halam Türkan Barutoğlu daha önce vefat etmiş olan annesinin oğlundan ayrılmasına razı olmamış, annesinin naaşının da taşınarak yine amcamın yanına alınması için duygusal bir istekte bulunmuş, Akbank yetkilileri bu isteği anlayışla karşılamış ve yerine getirmişlerdi. Vefatından sonraki yıllarda gerek dostları, gerek adını almış olan okulların öğrencileri kabri başında her 24 Ekim'de anma törenleri düzenlemişlerdi.  

 

Akbank'ın yönetiminde yer alan İhsan Soyak ve amcam aynı yıllarda Zonguldak Maden Mektebinde okumuş ve 1929 da birlikte mezun olmuşlardı. Dostlukları hep devam etmiş, İhsan Soyak 1940'lı yıllarda Zonguldak ve Ereğli Maden İşletmelerinin Genel Müdürü iken Cumhuriyet Balolarında ve benzeri etkinliklerde amcam her zaman davetli olarak bulunurmuş. 1950'li yıllarda ise Etiler Mahallesi kurulurken amcam Tepecik Yolunda 20 numaralı evi, İhsan Bey ise Nispetiye Caddesi üzerinde şimdi İş Bankası Etiler Şubesi olan evi satın almışlar, komşu olmuşlar.

 

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dallı ise yine aynı yıl Zonguldak'tan mezun olmuş olan eniştem Hulusi Barutoğlu'nun arkadaşıydı. Muhtemelen bu dostları tarafından, amcamdaki dil yeteneğinden, geniş hayran çevresinden ve parlak fikirlerinden yararlanmak üzere Akbank Neşriyat Müdürlüğü teklif edilmişti. 1960'lı yılların başında Akbank'ın büyük ölçekli ve dikkat çekici reklam faaliyetlerine başladığı gazetelerde de yer almakta, özellikle Ahmet Dallı döneminde geleneksel banka reklamının ötesinde tanıtım ve kültür faaliyetlerine yer verilmekteydi.

 

O yıllarda hatırlıyorum, Ayaspaşa'da Boğaz'a bakan evinde, bir bayram sabahı elini öpmeye gittiğimizde, heyecanla anlatmaya başlamıştı. "Bugün Karaköy semalarında üzerinde AKBANK yazan kocaman bir balon uçuracağız." Televizyonun olmadığı, reklam ajanslarının bulunmadığı o yıllar için güzel bir fikir, başarılı bir tanıtım olmalıydı. 

 

Yine aynı yıllarda Akbank Kültür Yayınları adı altında bir dizi kitap basımı başlatmış ve ilk üç yayın dünyadaki kırk büyük, kırk anıt ve kırk olay üzerine Behçet Kemal Çağlar tarafından kaleme alınmıştır. Sonrasında Akbank ile birlikte yaptıkları kültür yayınları devam etmiştir.

 

  • Dünyadan 40 Büyük, 1961 İstanbul, Akbank Kültür Yayınları No:1. Apa Ofset Basımevi. (Her Cumartesi 19.10 da radyoda yaptığı 5 dakikalık konuşmalarda tanıttığı, tarihte 40 önemli kişinin birer sayfalık özet hayat hikayesi)

  • Dünyadan 40 Anıt, 1962 İstanbul, Akbank Kültür Yayınları No:2. İsmail Akgün Matbaası. (Dünyadaki önemli anıtların çizimleriyle tanıtımı)

  • Dünyadan 40 Olay, 1964 İstanbul, Akbank Kültür Yayınları No:3. M.Ali Matbaası. (Radyoda yaptığı 4 dakikalık konuşmalarda tanıttığı, tarihte 40 önemli olayın birer sayfalık özeti)

  • Atatürk Denizinden Damlalar, 1967 İstanbul, Ak Yayınları Limited Şirketi Neşriyatı No:7, Baha Mastbaası

  • Battal Gazi Destanı, 1968 İstanbul, Ak Yayınları Limited Şirketi Neşriyatı No:7, Baha Matbaası

  • Türk Şiirinde Aşk, (Baki Süha Ediboğlu ile birlikte) 1968 İstanbul, Ak Yayınları Limited Şirketi Neşriyatı No:11, Baha Matbaası

IMG_2318_edited.jpg

Türk Şiirinde Aşk, (Baki Süha Ediboğlu ile birlikte) 1968 İstanbul, Battal Gazi Destanı, 1968 İstanbul

battal.jpeg
battal Gazi_edited_edited.png

Battalgazi Destanı ilk sayfaları

​

 

Battal Gazi Destanı Ve Behçet Kemal Çağlar

Yusuf Z. BİNATLI

Emre Aylık Sanat ve Kültür Dergisi, Yıl 5, Sayı 50, Haziran 1968 Güzeliş Matbaası, Eskişehir

 

«BATTAL Gazi» derler bir yiğit varmış bu cihanda... Gözlerini Malatya’da açan ve Eskişehir dolaylarında kapayan bu yiğit, yaşadığı süre içinde düşmana göz açtırmamış, diyarı küfrün karalığını ak elleriyle aklamış, sel gibi akan kanlarla Tanrının Türk milletine armağan ettiği toprakları paklamış, hak uğruna, hakka karşı çıkanları yalın kılıcıyla haklamış, yel olmuş esmiş, sel olmuş akmış, tufan olmuş yağmış ve sonunda Anadolu’yu Türk yapanların alemdarı, bir destan kahramanı oluvermiş bu koca yiğit...

 

Bugün, Seyitgazi ilçemizin Kartal yuvası misâli kalesinde kırk adımlık bir mezar içinde sonsuz uykusunu uyuyan Battal Gazinin bu vatan için neler yaptığını Behçet Kemal Çağlar’ın ateşli kaleminden öğrenelim gayri...

 

Hoş, Çağlar’ın adını vermeyip de «Bir ozanımız Battal Gazi Destanını yazmış» demiş olsaydım dahi, siz sayın okuyucularım, bu ozanın Behçet Kemal’den başkası olamayacağını sezinleyiverirdiniz. Çünkü Battal’ı anlatabilmek, onun sezişini, duyuşunu, gürleyişini, şimşek olup çakmasını, yıldırım olup düşüşünü, Bizans surları üzerinde kartallaşmasını dile getirmek için Battal kadar Battal olmak, yani Behçet Kemal Çağlar kıstasında bir şair olmak gerekir.

 

Boşuna dememişler Çağlar’a «Milli Şair» diye... İşte, Behçet Kemal de bu ad’a lâyık bir davranışla «Menakıb-i Seyyid-i Battal Gazi» başlığını taşıyan taş basması kitabı ele almış, onu millî heyecanının sönmez ateşi üzerindeki ilham potasının içerisine atarak yoğurmuş, mantık süzgeciyle acem mübalağalarını ayıklamış ve bize tüm Türk olan bir «Battal Gazi Destanı» sunuvermiş...

 

Bu eseri ile, millî heyecana susamış gönüllerin çağlayanı olan Çağlar, aynı zamanda hamasî şiir dünyamızın «KEMÂL» i olduğunu da bir kez daha ispatlamıştır.

 

Sağ olsun var olsun...

 

​

© 2026 - Behçet Kemal Çağlar

bottom of page