ÖLÜMÜNDEN SONRA YAZILANLAR

Zincirlikuyu Mezarlığı- Akbank tarafından düzenlemesi yaptırılan kabrinde annesi Naciye Çağlar ile birlikte yatmaktadır.
Mezarı başında kardeşi Fikret Çağlar görülmektedir.
Amcamın en önemli özelliğini yakın dostu ünlü profesör Derviş Manizade anlatıyor:
“Eşsiz bir milli ozan, durmadan çağlayan güçlü bir milli heyecan şelalesiydi. Bitmez, tükenmez kaynağı vatan-millet sevgisiydi. (...) Behçet’i ilk kez konuşurken görmüş ve hayran olmuştum. Onun o imanlı ve duygulu, coşkun hali, derin zekası, esprili ve hayat dolu konuşması, insanın ruhuna işleyen gür sesi beni büyülemişti.
Profesör Kazım İsmail Gürkan ise amcamı anlattığı anılarında onu kendi ifadesiyle dile getiriyor:
“Çağlar dediler, bari hak etsek de bu namı
Kumlarda sızıp kalmasak, ummana dökülsek…”
Ölümünün ardından duayen gazeteci Şevket Evliyagil’in yazdıklarından:
“Her zaman hayat, vatan ve heyecan doluydu. Para ve mevki ile hiçbir zaman ilişkisi olmadı. Hayatını sadece Atatürk, Türklük ve vatan sevgisi dolduruyordu. Kuvvetini bu kaynaklardan alır ve kendine özgü yetenekleriyle varlığını her yerde yansıtırdı. On binleri, yüz binleri peşine takıp sürüklemek için yaratılmıştı. (...) İnançlarından ve heyecanından hiçbir şey kaybetmeden yaşadı. (...) Bir 10 Kasım gününde kapalı ve açık hava toplantısı olmak üzere on sekiz yerde konuştuğunu hatırlarım.”